Erzurum’un Aşkale ilçesine bağlı Merdivenköy Mahallesi’nde yaşayan 60 yaşındaki Gülsen Eken, dedesinden ve babasından miras kalan arıcılık mesleğini yaşatmaya devam ettiriyor. Babasının 26 yıl önce vefat etmesinin ardından arıcılığa ara vermek zorunda kalan Eken, 2010 yılında aldığı devlet hibeleriyle bu geleneği yeniden canlandırdı.
Eken, evinin bahçesinde hem ev işleriyle ilgileniyor hem de koruyucu ekipmanlarını giyerek peteklerin günlük bakımlarını yapıyor. Ürettiği balları satarak geçimini sağlayan Eken, tek başına yürüttüğü arıcılık faaliyetlerini ömrünün sonuna kadar sürdürmeyi hedefliyor.
Arıcılığa babasından kalan bir sevgiyle başladığını belirten Eken, şunları söyledi: “Dedem arıcıydı. Dedemden sonra babam yaptı. Babamın 150-200 arı kovanı vardı. Babam vefat etti. Sonra arılarımız bitti. Ben de hırs yaptım ve yıllar sonra mesleğe devam ettim.” Arıların yaşadığı hastalıklar nedeniyle kovanlarının zarar gördüğünü ancak devlet destekleriyle yeniden mesleğe başladığını ifade eden Eken, kadınlar arasında arıcılığın daha yaygın olması gerektiğini vurguladı.
Arılarla uğraşmanın stresini attığını dile getiren Eken, “Hamurumu, ekmeğimi, peynirimi, yağımı yapıyorum sonra arılarıma bakıyorum. Benim için çok güzel bir iş. Benden sonra görüp başlayan kadınlar da var. Bu işi parası için yapmıyorum, benim için bir uğraşı. Boş kaldığım zaman hemen arıların içine gidiyorum. Bu iş adeta bağımlılık. Bahçede arı sesi duymadığım zaman sanki oralar yıkılmış gibi hissediyorum. Şeker ve tansiyon hastasıyım ama arılardan uzak duramıyorum. Ölene kadar devam edeceğim. Kadınlara tavsiye ediyorum. Hem uğraşı olur hem de gelir elde ederler. Beni görenler önceden şaşırıyordu, şimdi insanlar alıştı.” dedi.
Arıcılık eğitimlerini hem ailesinden hem de Atatürk Üniversitesi’nde açılan kurslardan aldığını belirten Eken, babasının vefatından sonra maddi imkansızlıklar nedeniyle arıcılığa devam edemediğini ancak devlet desteğiyle yeniden başladığını söyledi. Devletin sağladığı hibeler sayesinde kovan alabildiğini ve bu desteğin kendisi için büyük önem taşıdığını ifade etti.
Arıcılığın zorluklarına da değinen Eken, bakım sırasında arıların sokabildiğini ancak tuzlu su ve kolonya ile bu durumu hallettiğini belirtti. Arıcılığın her gün 2-3 saatini aldığını ve yorucu olduğunu ancak severek yapıldığında çok güzel bir iş olduğunu sözlerine ekledi.


